Kategoriler

Tarikat Tasavvuf Şirk Midir?

Tarikat şirk midir diye soruyorsanız cevabı burada. Kaynaklarıyla tarikat ve tasavvuf nedir anlatıyoruz ve şirk olup olmadığını açıklıyoruz.

Elbette şirk değildir. Çünkü Tasavvuf ve Tarikat şeriattan ayrı bir şey değil, şeriatın ta kendisidir. Tasavvufun kaynağı Kur’an ve sünnettir. Nasıl mı? Hemen açalım inşallah.

Tasavvufun Kaynağı Kuran ve Sünnettir

Hedefi Allah rızası olan bir hareketin, ilahi ölçülere uyması şarttır. İlahi ölçüler, Kur’an ve Sünnet ile belirlenmiştir. Kur’an ve sünnetin ortaya koyduğu ölçülerin tamamına İslam denir.

Allah’u Teâlâ İslam’dan başka bir din, yol, felsefe ve hareketi kabul etmeyeceğini açıkça belirtmiştir. (Bkz: Âli İmran, 85) Peygamber olarak gönderilen resulü Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve sellem) ise, dini hayatımızda kendisinin konumu şöyle belirlemiştir:

“Kim, hakkında bizim (açık veya işaret yollu) emrimiz (ve musademiz) olmayan bir iş yaparsa o, (kişi ve işi Allah katında) reddedilir.

Buhari, İ’tisam, 20; Müslim, Ekdıyye, 17; Ebu Davud, Sünnet, 5, İbnu Mace Mukaddime, 2.

Bu delilleri okuyan ve işiten bir kimse, tabii olarak şu soruları sorabilir:

İslam’dan başka hiç bir şey Allah katında kabul görmüyorsa, farklı isimlerle hayatımıza giren fıkhi mezheplerin ve terbiye yollarının (meşrep) yani tarikatların durumu nedir?

Eğer İslam’ın bir parçası iseler, niçin farklı isimlerle anılıyor ve anlatılıyor? Bu değişik isimler ev ekoller dini birliği bozmuyor mu?

Din bir değil mi?

Bu farklı yollarda neyin nesi?…

İslam Tarihinde Mezhepler ve Tasavvuf

İslam tarihinde mezhepler ve tasavvuf hakkında bu tür sorular hep sorula gelmiştir. Bu sorulara kısaca şu cevabı verebiliriz:

Bütün hak mezhepler ve meşrepler, asla bir din değildir. Ancak dinin tefsirinden ve yaşanmasından ibarettir. Hiçbirisi dini tahrif etmez. Aksine dine hizmet eder. Her iki ekol de İslam’ın sukut ettiği içtihat yapılmasına imkan verdiği konularda, din adına sözcülük yapmış, mühim vazifeler görmüştür. Konumuz tasavvuf olduğu için biz, mezhepleri değil meşrepleri yani tasavvufi yolun ne olduğunu ele alacağız.

Her şeyden önce tasavvufun doğru anlaşılması gerekir. Tasavvufu bir tabu gibi göstermek yanlıştır.

Tasavvuf akılla anlaşılamaz, dille anlatılamaz, yanına yanaşılamaz bir şey değildir. Tasavvuf kelime anlamı kısaca olarak tarifi kolaydır fakat yaşantı olarak tatbiki zordur.

Tasavvuf tenkide açıktır. Doğru ve yerinde tenkitler tasavvufu batıl inançlardan temizler. Yanlış ve usulsüz tenkitler ise fitne olur, düşmanlık ateşini alevler. Tasavvufa hem adım atan hem de taş atan onu iyi tanımalıdır. Yoksa birisi cehalet, diğeri de gaflet ile kul hakkı yemiş, insana haksızlık etmiş olur. Bu ise dünyayı paylaştığı bir insana değer vermemek, onu hiç saymaktır.

Öncelikle şunu kabul etmek gerekir:

Tasavvuf yeni bir din değildir, dini yeni bir anlayışa takdim şeklidir. Bu takdim her devre göre az-çok değişse bile, değişmeyen şey onun temel usulü ve hedefidir.

Tasavvuf Terbiyesi

Tasavvuf terbiyesi, Allah ve Resulünün (sallallahu aleyhi ve sellem) öğrettiği edep üzere kurulmuş manevi bir ahlak eğitim sistemidir. Bu sistemin hedefi, takva ve edeple Allah’u Teâlâ’nın rızsına ulaşmış olgun insan yetiştirmektir.

Tasavvuf terbiyesinin merkezinde olgun bir mümin (mürşidi kamil) bulunur. Bu kişiye mürşit denir. Mürşit insanları terbiye yetkisini halktan değil, Cenab-ı Hak’tan alır. İnsanları terbiye etme işi, ilim ve irfan ister. Gerçek anlamda terbiye görmeyen kişi, bir başkasını terbiye edemez.

Sende dini soru sormak istiyorum diyorsan buraya tıklayarak nasıl soracağını öğrenebilirsin.

Son Güncelleme Tarihi

Bu makale size yardımcı oldu mu?

Aradığınız sorunun cevabını burada bulamadıysanız veya sormak istediğiniz başka sorularınız varsa alttaki yorum bölümünden paylaşabilirsiniz. En kısa zamanda cevaplamaya çalışacağız. Eğer makaledeki bilgiler size yardımcı olduysa teşekkürlerinizi, duygu ve düşüncelerinizi paylaşarak destek olabilirsiniz.