Kategoriler

Şerhul Muğni Dersleri

Şerhul muğni dersleri medrese dersleri eğitiminin ilk ana kitabıdır. Bu kitap sayesinde nahiv ilminin temelleri atılır ve talebenin zihni açılır.

Birkaç meseleyi beyan edelim konuya girmeden önce:

Bazı kitaplarda bazı hatalar olabiliyor, ibare hatası olabiliyor, konu-bahs yanlış ifade edilmiş olabiliyor. Hemen hemen çoğu kitapta olabiliyor. Çünkü kul hatasız olmaz. Şerhul muğni kitabında da da bazı böyle şeyler vardır.

Fakat bunlar kesinlikle şerhul muğni okumaya engel olamaz. Çünkü çok fazla bereketli bir kitaptır. Genelde müellifleri ehli tasavvuf ise, sufi ise o kitaplar onun takvasından ve onların Allah’a Teala olan yakınlarından dolayı eserleri acayip bereketli oluyor.

Her ne kadar bazı kusurlar olsa bile bu kitapta, onların kusurları bile tatlıdır ve bereketlidir. Hatta nice zatların hatası, başkalarının doğrusundan daha da fazla fayda verebiliyor. Bu o müellifin ihlasından, samimiyetinden, takvasından Allah’a (Teala) olan yakınlığından dolayıdır.

Şimdi sitemizde sıfırdan medrese dersleri yapma projemiz var. Eğer bu işimizde başta sona muvaffak olursak, e-icazet sistemi bile oluşturabiliriz. Allah yar ve yardımcımız olsun. Amin.

Şerhul Muğni dersleri de medrese dersleri arasında önemi çok büyüktür. Bunun en önemli özelliği ise çoğu talebe şerhul muğni okurken açılır ve artık ibarelere manalar vermeye başlar.

Bu sebeptendir ki başta da da dediğimiz gibi çok bereketli bir kitaptır. Kısa bir özet geçtikten sonra artık derse geçebiliriz.

Şerhul Muğni Dersleri 1. Ders

Kitabımızın ismi şerhul muğni, yani muğni kitabının şerhi demektir. Muğni, metindir. Kafiye ayarında bir kitaptır. Hatta kafiyenin hemen hemen aynısıdır. Yalnız şu fark var kafiye ile aynı konuları ihtiva ediyor , aynı tertipte gidiyor fakat muğni kafiyeden çok daha fazla kolaydır.

Kafiye ağırdır, serttir, ibareleri kapalıdır ve anlaşılması zordur. Şerhul muğni dersleri kolaydır. Ancak kafiyenin değindiği bazı ağır meselelere de değinmiyor haklı olarak. Çünkü yeni başlayanlar formatında hazırlandığı için.

Şerhul muğninin müellifi muğninin müellifinin talebesidir. Yani muğniyi yazan zatın talebesi şerhul muğniyi telif etmiş. İkisi de mübarek, ehli tasavvuf ve sufi insanlardır. Onun için kitaplarında acayip bir bereket var.

Şerhul Muğni Kelimesinin Terkibi

Şerhul muğni mudaf ve mudafun ileyhtir. Fakat mudaf ve mudafun ileyh tek başına bir cümle olmadığı için, bu tarzda kullanılması abestir. Bu yüzden burada bir taktir olduğunu anlıyoruz. Yani “haza” bu “şerhul muğni”. Yani burada mübteda mukadderdir.

هذا شرح المغني

Bu şerhul muğnidir.

Besmelenin Terkibi

بسم الله الرحمن الرحيم

Bütün İslam alimleri müellifleri eserlerine besmele ile başlıyorlar. Niye?

  1. Allah’ın (Teala) ezeli ve ebedi kelamına uyum sağlamak, taklit etmek ve örnek almak için. Allah Teala kitabı olan Kuranı Kerim’e besmele ile başlamıştır.
  2. Peygamber Efendimiz ﷺ ferman etmiştir ki:

كل امر ذي بال لم يبدا ببسم الله فهو ابتر

“Her mühim iş ki, eğer o işe bismillah ile başlamazsa o iş bereketsizdir.

Yani sonuçsuzdur, neticesizdir. O işin bereketi yoktur. O işten insana hayır gelmez.

İşte bu iki sebepten dolayı bütün İslam alimleri eserlerine besmele ile başlıyorlar. Bizlerde her hayırlı işe besmele ile başlamamız lazım.

Hz. Üstadın (Allah rahmet eylesin) dediği gibi:

Bismillah her hayrın başıdır, biz dahi başta ona başlarız

Bu eserden nahiv ilmini okuyacağımız için besmeleyi de nahiv cihetinden açıklamak daha münasiptir.

Bismillahın başında ki ب harfi harfi cerdir. Avamil kitabında ve diğer nahiv kitaplarında da öğretildiği gibi. اسم onun mecrurudur. Car ve mecrur her zaman kendisine متعلق (mutaallag) ister. Eğer car ve mecrur bir şeye taalluk etmez ise, yani bir şeye bağlantısı olmaz ise manasız kalır.

Mesela desek ki: في المسجد (mescidde) Ne mescidde? Manasız kalıyor. Fakat desek ki: صليت (namaz kıldım) o car ve mecruru buna bağladığımız zaman mana ortaya çıkıyor.

İşte burada bismillah neye bağlanılmıştır? İlk önce bunu bulmak lazım. Önce umumi olan şeyi söyleyecek olursak: her yerde bismillah için ابتدأ takdir edebiliriz. Zaten yukarıda ki hadisi şerifte de بدأ fiili kullanılıyor.

Hatta bazı alimler sırf bu hadisi şerife uygun olsun diye hep ابتدأ ‘ye talluk ettiriyorlar. Çünkü bu fiil her işe uygundur. Ne iş yaparsanız yapın bu fiil ona uygun olur. Kısaca, her yerde bu fiile bağlayabilirsiniz diyebiliriz.

Yalnız şuna da dikkat etmek lazımdır. (Belağat ilminde okuyacaksınız), hasr denen bir şey vardır. ابتدأ fiili besmeleden önce mi gelir yoksa besmeleden sonra mı? Eğer besmeleden sonra getirirsek hasr ifade eder. Yani sadece ve sadece manası katar ki, biz de sadece Allah’ın (Teala) ismi ile başlarız.

اسم mudaaf الله lafzı burada mudafun ileyhtir. Yani اسم الله (Allah’ın ismi) direk zatı değil.

الرحمن الرحيم

Rahman Allah’ın (Teala) sıfatı olduğundan ona tabi olarak mecrurdur. Rahim, ikinci sıfat o da aynı şekilde mecrurdur.

Rahman ve rahim kelimelerinde üç harekede cazidir.

  1. İkisi de mecrur, lafzen ve manen sıfat olduğu için.
  2. İkisi de merfu, lafzen takdirde bulunan هذا’ya haber, manen sıfat oldukları için.
  3. İkisi de mensub, lafzen takdirde bulunan اعني’ye meful, manen sıfat oldukları için.

Kuranı Kerim okurken sadece birincisi ile okunur. Diğerleri sadece nahiv olarak söylemek caizdir. Bununla beraber her durumda manen sıfat manası vardır.

Şerhul Muğni Dersleri 2. Ders

الحمد لله الفاطر الحكيم

Müellif burada hamdı da getirdi. Zaten bir önceki derste besmele için verdiğimiz hadisi şerifin aynısı hamd için de vardır.

كل امر ذي بال لم يبدا بحمد الله فهو ابتر

(Her mühim iş ki hamd ile başlanmaz ize o bereketsizdir.)

Böyle bir rivayette vardır. Yani besmele ile başlanmayan her mühim iş bereketsiz olduğu gibi, hamd ile başlanmayan her mühim işte bereketsizdir. Bundan dolayı musannif hamd ile de başlamış, Allah’a hamd etmiş ve hamd Allah’a (Teala) mahsustur, demiştir.

Hamd ne demek? Güzel vasıflarla birisini övmeye denir. Şimdilik hamdın manası kısaca böyle verelim ileride inşallah ilerde şerhul muğniden sonra sitemizden yayınlayacağımız kitaplarda hamdın manası ve şükrün manası konusunu daha da açacağız. Bunların luğat manası, ıstılah manası, medhin manası ve bunların arasında ne bağ var ilerde değineceğiz.

الحمد لله

(Hamd Allah içindir)

Yani, güzel vasıflarla övülmek Allah’a (Teala) müstehaktır.

الفاطر

Yaratan (الخالق)

Müellif burada Allah’ın Teala bir sıfatını getirdi. Nahif açısında da الفاطر kelimesi لله kelimesinin sıfatıdır.

Kuranı Kerim’de bir ayette şöyle geçiyor.

فطر السماوات و الارض

( Gökleri ve yeri yoktan yaratan )

Enam Suresi 79. Ayet

Fatır ayeti kerime de geçen فطر kelimesinin ismi failidir.

الحكيم

(Hikmetle iş yapan, her işi hikmetle yapan)

Yani her şeyi yerli yerinde yapan demektir. Her şeyi olması gerektiği şekilde yapan. Allah Teala eğer bir şey gerekmiyorsa onu yapmaz, gerekiyorsa yapar. Nasıl münasip ise öyle yapar.

يدع كل شيء في موضعه

(Her şeyi bırakılması gereken yere bırakır)

Hakimin manası

Allah Teala abes, boş, faydasız, neticesiz ve ğayesiz iş yapmaz.

الحمد لله الفاطر الحكيم

(Fatır ve Hakim olan Allah’a ‘Teala’ hamd olsun)

Şerhul muğni dersleri müellifi bundan sonra daha sıfatlar getirmeye devam ediyor.

القادر

Kudret sahibi, her şeye gücü yeten

العليم

Her şeyi bilen

Burada kısaca hüsnü ibtida ve hüsnü hatime konularından bahsedelim. Belağat ehli, fesahat ehli ve edebiyat ehli kişiler; kitaplarına, konuşmalarına veya hutbelerine uygun bir başlangıç yaparlar ve uygun bir bitiriş ile bitirirler.

Bundan dolayı özellikle İslam Alimleri (ilimleri, amelleri ve uslupları çok büyük oldukları için) dibacede hüsnü ibtida yaparlar. Bizde ondan bahsedeceğiz. Yani müellifin asıl ehemmiyet verdiği şeylere değineceğiz.

Normalde burada açık bir beraati istihlal yapmamış. (beraati istihlalide ileri ki kitaplarda değineceğiz) Bakıldığında burada Allah’ın (Teala) bazı sıfatlarını getirmiş. Mesela خالق sıfatını nazara vermiş. Yani her şeyi yaratan Allah’tır (Teala) derken, talebeye iman tevhid dersi veriyor.

Yani müellif, “Ey talebe sen nahiv ilmi okurken niçin okuyorsunuz” sorusunu sormak istiyor? Çünkü müellifler boşuna bunları getirmiyorlar.

Bu hüsnü ibtidaya her zaman okuduğumuz kitabın dersinde değineceğiz inşallah. Mesela ileride medrese dersleri serisinin bir parçası olan hal derslerini sitemizde yayınladığımızda dibacesini açıklayacağız.

Çünkü hal kitabının dibacesi acayip güzeldir. Sadece hal değil, suyuti, cami vb. her kitabın dibacesinde ayrı bir güzellik ve ayrı bir hüsnü ibtida var. Bunlara dikkat etmeniz lazım.

Bu zatta talebeye “sen nahiv ilmini boşu boşuna okumuyorsun, bu dil Allah’ın ‘Teala’ kitabı olan Kuranın dilidir. Sende bunun için okuyorsun , sen sünnet, iman ve iman hakikatleri için bu ilmi okuyorsun” demek için الفاطر sıfatını kullanıyor.

Peki, neden nahiv ilmine dair kelimeler getirmiyor da bu sıfatı getiriyor? Çünkü, demek istiyor ki: bu nahiv ilminden amaç yüce ilimlerdir.

القادر

Yani sen vazifeni yaparsan onun kudreti sana ilim verir.

العليم

Çünkü o asıl ilim sahibidir. Sende onun ilminden isteyeceksin.

Şerhul Muğni Dersleri 3. Ders

Allah Teâlâ o kadar kudret sahibidir ki المنشئ sıfatına naildir.

المنشئ

(İnşa eden)

العالي

(Yüce olan)

العظيم

(Büyük olan)

العالي kelimesinin başında ال vardır, bu da bilinen bir yüce şey olduğunu gösterir. Yani burada musannif “arşı” kastetmektedir. Sonra arşın büyüklüğünü ifade etmek için العظيم sıfatını getiriyor. (Gerçekte arşın büyüklüğünü Allah Teala bilir)

Arş o kadar büyüktür ki bugün astronomi ilmini biraz okuyan ve biraz Kuranı Kerim’de, sünnetten ve İmamı Rabbani gibi zatların eserlerinden haberdar olan, arşın belki bir nebze azametini tasavvur edebilir. Yani öyle bir azametlidir ki akıl almaz.

المنشئ العالي العظيم

Büyük arşı inşa edendir

محيي

Diriltendir

Bunların hepsi lillahi’ye sıfat ve tabi olduğu için hepsi kesra ile okunuyor.

البال

Kalp, gönül, hal, durum, şen ve balina

الرميم

Çürümüş

Eğer bir kalp şirk üzerindeyse ve manevi hastalıkları varsa çürümüştür. Allah Teala çürümüş gönülleri ve gaflet içinde ki gönülleri diriltir. Huzura kavuştur, iman nimeti ile şereflendirir.

و الصلاة على على رسوله الكريم

Salat yani (Alla’hın rahmeti, meleklerin istiğfarı, peygamberlerin şefaati, insanların duası) Allah’ın kerim olan resulünün ﷺ üzerinde olsun.

Anlamdan da anlaşılacağı üzere burada resulihi’dekü zamir Allah lafzına raci’dir. Kerim kelimesi de resul kelimesinin sıfatıdır. Manası: kerem sahibi olan, cömert olan demektir.

الرؤف الرحيم

Reuf çok şevkatli demektir. Rahim ise merhametli demektir.

Not: Rahman sıfatı sadece Allah Teala için kullanılır. Rahim ise kullar içinde kullanılabilir.

(Muhammedil müşerrafi) Muhammed Peygamber Efendimizin ﷺ ismidir. Müşerref şerrefe filinin ismi mefulüdür. Şereflendiren anlamındadır. (Umumen) genel olarak (bi inamihi) Allah’ın nimetlendirmesi ile (amim) genel olan yani Peygamber efendimize has olmayıp diğer peygamberlere de verilen nimetler ile nimetlendirimiştir.

Mesela peygamberlik , ibadet etme ve kitap gelmesi gibi özellikle kendisine has olan özellikler olmayıp genel olarak diğer peygamberlere de verilebilen nimetlerdir.

Not: (inam) kelimesinin mücerredi neame yenumu dur. Manası hoş oldu, rahat oldu, zengin ve bolluk içinde oldu. Masdarı na’metun ve ni’metun olarak gelir. Mezidi ise ename’dir nimet verdi demek.

İşte bu nimetler maddi olabilir veya manevi olabilir. Bir insana mal vermek maddi bir nimet iken güzel ahlak vermek ise manevi bir nimettir.

(hususen) özel olarak (bi nahvi gavlihi Teala) Allah’ın şu sözlerinde belirttiği gibi: (ve inneke le ala hulugin azim) Muhakkak ki sen büyük bir ahlak üzerinesin. Bu ayetteki nimet Peygamber Efendimize verilen hususi nimete örnek olarak verilmiştir.

Not: burada bi nahvihi den kasıt bi mislihi anlamındadır.

(ver ridvanu) Allah’ın rızası, burada ki elif lam belirli olan anlamı katıp Allah’ın olduğunu ifade etmektedir. (Ala alihi) onun alinin üzerine olsun. Burada al den kasıt Efendimizin ﷺ yakın akrabaları yani beni haşim ile beni muttalıp veya ona iman eden herkes.

(Ve eshabi) Sahabelerin üzerine olsun. (Ve ezvacihi) zevceleri üzerine olsun. (Ve ehibbaihi) Onun sevdikleri ve onu sevenlerin üzerine olsun. Ehibba dost anlamında olup habibin cemisidir.

(ila) ne zamana kadar ‘yani bu edilen salat duaları’ (la yenfeu malun vela benune illa men eta Allahe bi kalbin selim) O gün öyle bir gündür ki mal, mülk, çoluk, çocuk fayda vermez Ancak Allah’a bağlı olan selim bir kalp ile gelen fayda görür.

Burada bunlarla anlatılmak istenilen nihai hedeftir. Yani talebenin bu ilmi öğrenmesinde ki amaç bunun ile fıkıh, tefsir, hadis ve tasavvuf ilimleri öğrenerek kalbi selime ulaşmak.

Allah Teala bizim kalplerimizi selim eylesin, nurlandırsın ve kamil iman üzere ölmeyi nasip etsin. Amin.

Şerhul Muğni Dersleri 4. Ders (Emma Ba’du)

Musannif besmele, hamdele ve salveleden sonra (Emma badu) dedi. Bunun helime “sonrasına gelince” “konumuza gelecek olursak” gibi anlamlar içermektedir. Musannifler ve hatibler genellikle yazarken ve hutbe verirken salat ve selam kısmı ile kitabı ayırmak için kullanırlar. Bu kullanım sünnettir. İlk Hz. Davud tarafından kullanıldığı bilinmektedir.

Terkibi: “mehma yekun min şeyin ba’del besmeleti vel hamdeleti ve tasliyeti bade” Ne zamanki bir şey anlatılmak istendi besmeleden, hamdeleden ve tasliyeden sonra o anlatılan şeye gelince.

(Fe) mehmanın cevabında gelen f dir (Yegulu) diyor (El muftegiru ilel mevlal azim) Azim olan Allah’a muhtaç olan (bedrul milleti veddin) Milletin ve dinin ayı olan ‘bedir ayın on dördüne denmekte olup geceleri yol gösterdiği için bu benzetme yapılmıştır’

(muhammedub nu Abdirrahimib ni Muhammed) Muhammed’in oğlu Abdurrahim’in oğlu Muhammed (El Ömeri) Hz. Meri soyundan gelen veya herhangi bir Ömer’in soyundan gelen (El Meylani) Meylanlı zat diyor ki:

(Lemma lem yekun lil kitabil müsemma bil muğni fi ilmin nahvi şerhun) Ne zaman ki nahiv ilmi ile ilgili muğni ile isimlendirilen kitap için bir şerh olmadı… (Cevabı ileride gelecek)

(Ve hüve) yanı o muğni kitabı (min musennefati üstazi) Üstadımın yazdığı bazı eserlerden biridir. (El Allameti) Alleme olan ‘üstazın sıfatı’ (feridi dehrihi) zamanın teki (ve vahidi asrihi) aynı manada ‘asrının teki’

(El alimi) Alim olan, bilen (bil usuli vel furui’) Usül aslın cemisidir. Feru’ ise ferin cemisidir. Asıl kök demektir. Feriun ise dal, parça demektir. Yani hemde asıl olan ilimlerde alimdir, hemde fer olan ilimlerde alimdir.

Usul ilimlerden derken bazen İmani ilimler kastedilir. Yani tevhid ilmi, akide ilmi ve kelam ilmi gibi ilimler. Furu’ ilimler ise bunun dışında ki ilimler mesela fıkıh ilmi, uslü fıkıh ilmi gibi. İman ile ilgili olana usul amel ile ilgili olana furu’ deniyor.

Usul ilimlerden derken bazen de usulül fıkıh, furu ilimler derken de furuul fıkıh yani fıkıh deniyor.

(El Cami’i) toplayan (beynel ma’guli vel meşru’) Ulumul agliyye ve ulumul şeriyye yani nakliyye ilimlerinin hepsini cem atmiştir. Yani ilimler deryasıdır.

(Ummanil Meani) Manalar denizi olan (Numanis Sani) ikinci Numan olan ‘İmam Azam kastedilmektedir’

(Gudvetil eimmetis salikin) Sülük eden imamların önderidir. (Fahril milleti ved din) Milletin ve dinin iftiharı olan (Ahmedebni Hasenil çarpurdi) Hasanın oğlu Çarpurdlu Ahmed (teğammedehu Allahu bi ğufranihi) Allah onu mağfiretiyle & affıyla sarıp sarmalasın. (Ve eskenehu buhbuhate cinanihi) Allah onu cennetinin ortasına yerleştirsin.

Şimdi gelelim lemmanın cevabına: (hatara bibali) benim kalbime geldi & kalbime düştü. (En eşraha lehü) o muğni kitabını şerh etmek (şerhan) öyle bir şerh ki (kaşifen) keşfeden & ortaya çıkaran (likunuzüz maanis sahihati) sahih olan manalarda ki hazineleri.

(ve vadihen) açıklayan (lirumuzil elfazil fasihati) muğninin fasih lafızlarının işaretlerini. (festeantü billah) ben Allah’tan yardım istedim. (veşteğaltü) ve uğraştım (bi zalike) bu şerh işi ile (raciyen) ümid ederek (en yüveffigani) Allahın beni muvaffagk etmesini, neye?

(li ma) o şeye ki (eredtuhu) onu irade ettim (ala vechit tetmim) bitirmek üzere (ve sailen) isteyerek (minhu) ondan yani Allah’tan (en ya’simeni) beni korumasını (min igabihil elim) acı verici azabından.

(ve yüdhileni) ve beni dahil etmesini istiyorum (bi fadlihi) fazileti ile (cenneten naim) naim cennetine (innehu huvel ğafurur rahim) Muhakkak ki o (yani Allah Teala) çok bağışlayan ve merhametlidir.

Şerhul Muğni Dersleri 5. Ders (Nahvin luğat ve ıstılah manaları)

(İ’lem) Sen bil (enne) muhakkak (ilmellezi) bu ilim ki (neşreu) başlıyoruz (fihi) ona, ne ilmidir (ilmin nahvi) nahiv ilmidir. Bu başladığımız ilim nahiv ilmidir.

(Fe) öyleyse (la budde) kaçınılmaz (min tarifi) tarifinin yapılması. (Fe negulü) öyle diyoruz (en nahvu) nahiv kelimesi (fil luğati) luğatta (ala maanin) bazı manalara gelmektedir. Yani tek manası yoktur. Bir çok manaya gelmektedir.

(minha) bu manalardan biri (manel canibi) taraf manası, (ke gavlike) senin şu sözün gibi (sirtü) yürüdüm (ila nahvi dari fulanin) falancanın evinin tarafına & yönüne doğru yürüdüm. (ey) yani (ila canibiha) nahvihadan kasıt ile canibiha. Ha harfi urada dar kelimesine raci’dir.

(ve minha) ve bu manalardan biri de (manel kastı) kastetme manası yani yöenlmek (ke gavlike) senin şu sözün gibi (nahavtu nahveke) senin kastettiğini kastettim & senin yöneldiğine yöneldim (ey) yani (kasattu kasteke) burada nahavtunun manası kasattu anlamında dır.

(ve minha) o manalardandır (manen nevi) çeşit manası (ke gavlike) senin şu sözün gibi (i’ndi) yanımda (selasetü enhain minet teami) üç çeşit yemek vardır. (ey) yani (selasetü envain) burada ki enhainin manası envain anlamındadır.

(ve minha) ve yine o manalardandır. (manel migdari) miktar manası (ke gavlike ) senin şu sözün gibi (cael ceyşu) ordu geldi (ve hüm) onlar (nahvu elfin) bin kadar. (ey ) yani (mikdaru elfin) burada ki nahu miktar manasındadır.

(ve minha) o manalardan dır yine (maneş şibhi vel misli) şibh: benzer misl: aynı (ke gavlike) senin şu sözün gibi (merartu) uğradım (bi raculin) bir adama (nahvike) sana benzeyen & senin tıpa tıp aynın. (ey) yani (şibhike ve mislike) burada ki nahvike’nin manası şibhike ve mislike anlamında dır.

(ve minha) o manalardan dır (manes sarfi) çevirmek manası (ke gavlike) senin şu sözün gibi (nahavtu baseri ileyke) gözümü sana çevirdim. (ey) yani (saraftu basari ileyk) burada ki nahavtunun manası saraftu anlamında dır.

(ve minha) o manalardan dır (manel kabileti) kabile manası (ke gavlike) şu sözün gibi (nazartu) baktım (ila nahvi beni temimin) beni temim kabilesine doğru baktım (ey) yani (ila gabileti beni temimin) burada ki nahiv kelimesinin anlamı gabile manasında dır.

(ve fil istilahi) istilahen nahu kelimesinin anlamı: (ilmun) bir billgidir, bilmektir, ilimdir. (bi usulin) kaideler & kurallar ile (tu’rafu) tanınır (biha) o kaideler ile (ehvalü) halleri (evahir) sonları (el kelimeti) kelimenin. (min cihetil irabi) murablık yönünden (vel binai) mebnilik yönünden.

Nahiv ilmi ıstılahta: kelimelerin sonlarının hallerininin irablık ve mebnilik yönünden kaide & kurallar ile tanındığı & bilindiği bir ilmidir.

Şerhul Muğni 6. Ders

Şimdi şerhul muğni kiabında yeni metne yetiştik. Buraya kadar okuduğumuz yerler dibace idi. Şimdi ise metne başlıyoruz.

(gavluhu) Musannifin şu sözü (el kelimetu) kelime (lafzun) bir lafızdır (vudia) bir kalıpta sunulan, Araplar tarafından kullanılan kalıplara uygun olan (li manen müfredin) müfred bir mana için olan.

(e innema) niçin? (guddimet) öne alındı (el kelimetu) kelime (alal kelami) kelamın önüne (lienne) çünkü (el ğaradu) amaç (minen nahvi) nahivden (ma’rifetul i’rabi) irabın bilinmesidir.

(ve marifetül irabi) irabın bilinmesi (mevgufetun) bağlıdır (ala marifetik kelami) kelamın bilinmesine bağlıdır. (ve marifetul kelami) kelamın bilinmesi (mevgufetün ala marifetil kelimeti) kelimenin bilinmesine bağlıdır.

(fe) işte o zaman (iza) ne zamanki (kanet) oldu (marifetuhu) kelamın bilinmesi (mevgufetun) bağlı oldu (ala ma’rifetiha) kelimenin bilinmesine (fe la budde) işte o zaman kaçınılmaz oldu (min) yapılması (tagdimil cüz’i) cüz olanın öne alınması (alal külli) küllün önüne.

(ve fil kelimeti) kelimede (selasü lüğatin) üç luğat vardır. (ihdaha) bunlardan birincisi (kelimetün bi fethil ve kesril lami) b harfinin fethası ve lam harfinin kesrası ile kelimetun kelimesidir.

(ve hiye) bu tarz okunuş şekli (el luğatül hicaziyye) hicaz lüğatına göredir. (cemuha) bunun çoğulu (kelimun) kelimun kelimesidir. (kezalike) aynı şekilde ‘bi fethil kafi…’ (bila tain) müfredinde ki gibi ta olmaksızın…

Devam edecek…

Son Güncelleme Tarihi

“Şerhul Muğni Dersleri” için 4 yanıt

Merhabalar, başta takibiniz için teşekkür ederim. Tabi ki de devam edecektir. Birden fazla konular hakkında içerik hazırlandığı için sırasıyla hepsi yenilenmekte ve geliştirilmektedir. Hayırla Kalın.. Allah Teâlâ’ya emanet olun…

Bu makale size yardımcı oldu mu?

Aradığınız sorunun cevabını bu makalede bulamadıysanız, anlamadığınız bir yer veya sormak istediğiniz başka sorularınız varsa alttaki yorum bölümünden paylaşabilirsiniz. En kısa zamanda cevaplamaya çalışacağım. Eğer makaledeki bilgiler size yardımcı olduysa teşekkürlerinizi, duygu ve düşüncelerinizi paylaşarak destek olabilirsiniz.